Sırrı Süreyya Önder ölümünün 1. yılında anıldı

Gündem 03.05.2026 - 20:30, Güncelleme: 03.05.2026 - 20:30
 

Sırrı Süreyya Önder ölümünün 1. yılında anıldı

TBMM Başkanvekili, DEM Parti İstanbul Milletvekili, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı.
Mezar başındaki anmada konuşan Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Önder babama seslenmek istiyorum diyerek, "Babacım bugün buraya dostlarınla geldik, görüyorsun. Bedenen yanımda olmadığın bir yılda kendi küçük dünyamda ve koca dünyada neler olduğunu biraz özetlemek istiyorum sana. Dostlarınla bir gün bile ayrılmadık, birbirimizde bir tür teselli bulmaya çalıştık ve zaman zaman bulduk da. Yoldaşlarınla birbirimizin elini sıkı sıkı tuttuk. Bazen bir şarkıyla, bazen şiirle, bazen sadece susarak ama eğer konuşursak sözlerin döküldü dilimizden. Can çok büyüdü, bazen seni görüntülü aramak istese de çabuk kavradı. Eve arkadaşları gelirse fotoğraflarını gösteriyor. Bir bahane bulup herkese senden bahsediyor. Seni ziyarete geldiğimizde kozalakları toplayıp bahçene diziyor. Buraya 'dedemin bahçesi' diyor. Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum ama öyle tatlısın ki o bile neşe veriyor. Koca dünyaya gelince savaş çıktı, filler tepindi ama ülkemizde barışın inadı devam ediyor hala. Zaten güzel şeylerden konuşalım bugün. Koma konser verdi, madenciler grev kazandılar, Amedspor Süper Lig'e yükseldi dün. Geçen sene bugün AKM'de günlük şiirleri okumaya çalışmıştım sana, yalnızca sonunu okumaya gücüm yetmişti. Bugün tamamını okumaya ve dostlarına senin sesinden dinletmeye geldim" ifadelerini kullandı ve Önder'in sesinden Onat Kutlar'ın şu şiiri dinletti: Sen gittikten sonra iki çalgıcı turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları benden başka. Sarımsak kokusunun yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta kimse duymadı beni terkeden kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın iki tel vururken çalgının yüreğine nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in 'Sevenler' şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden. 'Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine. Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz? Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye. Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında.' Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun? Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize ve ayışığından yapraklar kesen şiire sormalı bunu. Daha yazılırken bir anıya dönüşen şiirlere Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan. Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte 'Ne yapmalı peki?' Aklim dokunacak bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde yıkanan tenim baska bir teni. 'Ne yapmalı?' Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın. Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini, bir yaşamdan ötekine birlikte uçan turnaların yerini gökyüzünde.    
TBMM Başkanvekili, DEM Parti İstanbul Milletvekili, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı.

Mezar başındaki anmada konuşan Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Önder babama seslenmek istiyorum diyerek, "Babacım bugün buraya dostlarınla geldik, görüyorsun. Bedenen yanımda olmadığın bir yılda kendi küçük dünyamda ve koca dünyada neler olduğunu biraz özetlemek istiyorum sana. Dostlarınla bir gün bile ayrılmadık, birbirimizde bir tür teselli bulmaya çalıştık ve zaman zaman bulduk da. Yoldaşlarınla birbirimizin elini sıkı sıkı tuttuk. Bazen bir şarkıyla, bazen şiirle, bazen sadece susarak ama eğer konuşursak sözlerin döküldü dilimizden. Can çok büyüdü, bazen seni görüntülü aramak istese de çabuk kavradı. Eve arkadaşları gelirse fotoğraflarını gösteriyor. Bir bahane bulup herkese senden bahsediyor. Seni ziyarete geldiğimizde kozalakları toplayıp bahçene diziyor. Buraya 'dedemin bahçesi' diyor. Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum ama öyle tatlısın ki o bile neşe veriyor. Koca dünyaya gelince savaş çıktı, filler tepindi ama ülkemizde barışın inadı devam ediyor hala. Zaten güzel şeylerden konuşalım bugün. Koma konser verdi, madenciler grev kazandılar, Amedspor Süper Lig'e yükseldi dün.

Geçen sene bugün AKM'de günlük şiirleri okumaya çalışmıştım sana, yalnızca sonunu okumaya gücüm yetmişti. Bugün tamamını okumaya ve dostlarına senin sesinden dinletmeye geldim" ifadelerini kullandı ve Önder'in sesinden Onat Kutlar'ın şu şiiri dinletti:

Sen gittikten sonra iki çalgıcı
turnalar semahını çaldı ve kimse dinlemedi onları
benden başka. Sarımsak kokusunun
yoksulluk ve rakıyla buluştuğu saygısız kalabalıkta
kimse duymadı beni terkeden
kanatların bıraktığı esintiyi. Biri incecik öbürü kalın
iki tel vururken çalgının yüreğine
nicedir aklımı kurcalayan Bertold Brecht'in
'Sevenler' şiirini düşündüm bir yaşamdan ötekine
yanyana uçan iki turnayı. Taa yirmisekizlerden.
'Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiç bir yere - Nerden gelirsiniz?
Her yerden. Sorarsınız, ne zamandır birliktesiniz? diye.
Az zamandır. Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında.'
Çıktığımda hava acıktı ikindi güneşi gibi
nicedir ısıtmayan parlak ayın az değişken dilimleri altında
yürürken sordum kendi kendime. Nereye gidiyorsun?
Hiç bir yere. Ne zamandır yalnızsın? Bilmem, denize
ve ayışığından yapraklar kesen
şiire sormalı bunu. Daha yazılırken
bir anıya dönüşen şiirlere
Sordum kendi kendime ne yapılabilir çamurdan? Heykel
Acilardan? Aşk. Yoksulluklardan
bir devrim bile yapılabilir. Ama hiç bir sey
hiç bir sey yapılamaz ayrılıklardan.
Sen, çalgıcılar ve ayışığı çekip gittiniz uykunun
eşiğine vurulmuş bir turna gibi dönerek
düşerken sordum otuzdokuzlardan Bertold Brecht'le birlikte
'Ne yapmalı peki?' Aklim dokunacak
bir baska akıl arıyor. Nicedir yabancı denizlerde
yıkanan tenim baska bir teni. 'Ne yapmalı?'
Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden
Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın.
Ama hiç bir rüzgar doldurulamaz boş kalan yerini,
bir yaşamdan ötekine
birlikte uçan turnaların yerini
gökyüzünde.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.