Mansur Yavaş su krizine dair açıklama yaptı

Gündem 14.01.2026 - 15:07, Güncelleme: 14.01.2026 - 15:39
 

Mansur Yavaş su krizine dair açıklama yaptı

Ankar Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da yaşanan su kesintilerine dair açıklama yaptı.
Su kesintilerine dair dezenformasyon yapanlar için savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını ifade eden Mansur Yavaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:  Dünyanın içinden geçtiği süreç sıradan bir kuraklık değil. Bu bilim insanlarının adını koyduğu bir iklim kırılmasıdır. Yani eski düzenin bittiği ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor. Akdeniz Havzası Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kuşak dünyadan en hızlı kuruyan bölge hâline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor. Bu küresel tablo Elazığ'ı da vuruyor, Kayseri'yi de, Konya'yı da, Malatya'yı da, yurdun çeşitli yerlerini ve elbette Ankara'yı da. Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil rakamlarla söylüyoruz. Bakın nüfusumuz artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994'te Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü, 2008'de 45 metreküptü, 2025'te bu rakam 19 metreküpe düştü. Yani Ankara su açısından oldukça yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yanda her geçen yıl daha az gelen su. Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, Ankara'ya bu gerçeği fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo iklim krizinin Ankara'ya düşen payıdır. Bizim görevimiz şudur arkadaşlar, bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır. Ben bugün burada size Ankara'ya izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. Ankara'nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğiniz de göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Bunu da söyleyeyim size. Şimdi zaman zaman siyasiler var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz, barajlardan şehre gelecek suyun su alma yapısının altında. Su neden verilemiyor deyince meşhur bir barut fıkrası vardır. Hepiniz bilirsiniz. Asker gelmiş, askere gelmiş, komutan sormuş. Niye savaş kaybettiniz, anlat bakayım demiş. Bir, barut bitti. Komutan demiş ki, gerisini sayma gerek yok. Su yok. Sizin 2050'ye kadar yetecek dediğiniz baraja, Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit. Bunu da mazeret etmeden elbette bir yönetici olarak şehre nasıl, ne şekilde su vereceğimizin de elbette tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz. Şimdi bir noktaya değinmek zorundayım. Bu mecralarda özellikle de her gün “Kuraklık Türkiye’yi vurdu” diye haber servisi yapan Anadolu Ajansı, Ankara olunca enteresan bir tablo çiziyor. Şehir susuz kaldı, evlerde su yok, Ankara çöktü. Bakın, sıcak kar kuraklığı nedeniyle su kaynakları yeterince beslenemiyor diye haber yapıyor Anadolu Ajansı. Habertürk, acil önlem alınmazsa su krizi ilk olarak tarımı ardından büyükşehirlerdeki yaşamı vuracak diye yazıyor. Yani ortam, kuraklık, iklim krizi ortada. Hatta kameraları alıyorlar, mahalle mahalle, bina bina gezilerek, sanki bu şehirde hayat durmuş gibi bir algı üretiliyor. Bugün sabah belediyeye gelirken TGRT'de haberde CHP'li belediyelerde su kesintiler yaşanıyormuş. Bunun içinde bidon fiyatları artmış diye haber yapılmış. Bakın, görüntüyü görüyorsunuz. Şimdi bu ne demek biliyor musunuz? Benim gördüğüm kadarıyla Elazığ Belediyesi'nde su yok. Konya'da sıkıntı var. Bütün Türkiye'de, bütün belediyelerde su sıkıntısı var. Ama şu, CHP'li belediyeler şehri susuz bıraktı demek. Ve bunun gibi dezenformasyon politikalarını devam ediyor. Aslında bütün mitinglerde yaptığım bir konuşma vardı. 31 Mart'tan sonra yeni seçilen belediye başkanlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarda, bir yıl sonra yapılan anketlerde başarı oranı yüzde 58 çıkmıştı. Bu ne demektir? Yüzde 58 deyince en erken yapılacak seçimde iktidarın değişmesi demektir. O zaman ne yapılması lazım? CHP'li belediyelerin bir defa puanlarının düşürülmesi lazım. Operasyonlar başladı bildiğiniz gibi. Dezenformasyon başladı. Silkeleyin bunları gibi yeni seçilen belediye başkanlarımızı eskiden aldıkları sigorta, vergi borçları yüzünden hacizlere uğramaya başladı vs. Bütün amaç, başarılı olan belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı bir operasyon var. Ve bu maalesef İletişim Başkanlığı’ndan başlamak üzere verilen bir talimatla baktığınız zaman yazarların birçoğu da aynı konuya değinerek, hiçbirisi ASKİ’den, Büyükşehir’den bilgi almadan, rastgele bilgilerle ezbere konuşarak bu dezenformasyona katkıda bulunuyor. Evet, ben şimdi buradan bulunanlara bir şey sormak istiyorum. Geçen ben belediye meclisinin grup toplantısında 100 kadar arkadaşımız buradaydı, sordum. Arkadaşlar, çok samimi olarak söyleyin. Kaçınızın suyu kesildi dedim. O gün için yedi kişi çıktı. Çok samimi olarak söylüyorum. Evet, su kesintisi oldu. Biraz sonra anlatacağız. Buradaki bütün haziruna söylüyorum. Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini. Kaldırın arkadaşlar, suyu kesilenler kaldırsın. Evet, kaldırıyor, kaldırın. Evet, gördüğünüz gibi su kesintisinden mağdur olan insan sayısı Ankara'da 2 milyon 600 bin abonemizin çok çok altında. Biraz sonra şehre verilen suyu gördüğünüz zaman gerçek durumu göreceksiniz. Bizim görevimiz gerçeği saklamak değil, net bir şekilde halkla bunları paylaşmak. Evet, ne yazık ki bazı siyasiler bu hayati meseleye çözüm üretmek yerine polemik konusu yapıp köpürtüyor. İçlerinde bir kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor. Onları televizyon ekranlarında gördükçe katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş. Kalkmış bunları anlatıyorlar. Şimdi Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Ben burada Ankara halkına tekrar bu paylaşımları vermek istemiyorum. Çünkü eski dönemde şunlar oldu ya da bizim dönemde de böyle bu kıyasa ihtiyacımız yok arkadaşlar. Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk. Ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz. Şimdi Ankara'yı bu ağır küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadığımızı, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakârlıkla suyumuzu korumaya çalışacağımızı anlatıyorum. Ankara halkı için neler yapmışız? Bunların birçoğunu ASKİ’nin o kısıtlı bütçesiyle neler yaptığımızı anlatacağım. Şimdi zaman zaman siyasilerden şunu duyuyorum. E canım yedi yıl oldu. Yapsaydın ya yani yedi yılda,  Kesikköprü’den gelen boruları değiştireceksin. Ankara'da birçok biraz sonra göreceksin altyapı eksiği var. Onları yapacaksın ve üstelik geçtiğimiz beş yılda bir sürü engelleme ve bizzat en yetkili siyasi kişilerin söylemleriyle topal ördek hâline getirilip yapacaksın. Bunları çabuk unuttuk. Şimdi ekrana koyduğumuz bu on altı tane yapılması gereken projeyi Devlet Su İşleri çok yıllar önce ASKİ'ye bildirmiş ama ASKİ bunların hiçbirisini yapmamış. Gördüğünüz gibi burada işaretli kısımların hepsini biz 2019-2026 arasında yaptık. Devam edelim. Biraz hızlı geçeceğiz. Su fiyatlarımız buydu. ASKİ, konut tarifesi şu andaki rakam bu. Yüzde 85’i gördüğünüz gibi indirimli veya sabit fiyatlı zamsız kullanıyor. Öğrenci evlerine indirim var. Sosyal yardım alanlara 10 metreküpe kadar bir lira ve 51 bin aile bundan yararlanıyor. Devam edelim.  Şimdi bir de şunu söyleyeceğim. Tabii kurum bizim elimizde olunca televizyonlara bakıp bazı siyasilerin bazı böyle hakarete varır konuşmalar yapan yorumcuları görüyoruz. Merak ettim. Gerçekten bunların suyu kesilmiş mi diye. Hatta bazı siyasilerin de ekranı elimizde açıklamıyoruz ama eğer gerekirse de açıklanacağı zaman kamuoyuna açıklarız.  O, televizyonlarda bağıra bağıra konuşan ortalama 20 metreküp su kullanmaya devam ediyor. Su tasarrufu yapmamış. Su tasarrufunu hep beraber yapacağız. Bu problem bütün toplumun problemi hâline geldi. O bağıran tweet atan siyasi baktık evinde tam otuz yedi ton kullanıyor aylık ve bir tane bir ton dahi şey yapmamış tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Yani ben şundan korkarım. Adeta Ankara halkı susuzluk çeksin diye sonuna kadar muslukları açıp boş bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye tahmin ediyorum. Evet, devam ediyoruz. Şimdi son günlerdeki bu dezenformasyonla ilgili dün sosyal medyada yayınlamalar yayınlar yapıldı. Ve özellikle TRT'nin görevlendirildiği sosyal medyaya da yansıdı bu bir dosya haber hazırlıyorlar. Burada Ankara halkında susuzluk var diye yalan haberler arkasından bu Hıdırlık Tepesi’yle ilgili, arkasından ulaşımla ilgili sürekli olarak bunu gündemde tutacak haberler yapmaya çalışıyorlar.   Yedi yıldır biz hiçbir şey yapmamışız. Böyle bir haber hazırlıyorlar. Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz ve arkasına şunu söyleyecekler. Ankara'da salgın hastalık başlıyor. İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor. Şehir susuz kaldı gibi sahte haberlere de bundan sonra hazır olun. Ama ASKİ, Ankara Büyükşehir'e bağlı o konuşan insanlar dahil ilçe yöneticileri dahi hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan halka panik yaratmaktan dolayı da götüreceğiz. Bunların hepsini savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı'na. Sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşın vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Onlarla faaliyet yapıyorsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında su akmayan çeşme bulun. Gidin oradan yayın yapın. Tankerle su verilen bir yer bulun. Ne pahasına olursa olsun görüntü çıkaran şekilde talimatlar verildiğini bilmediğimizi sanıyorsunuz. WhatsApp gruplarında bizi sevenler bu yazışmaları bize gönderiyorlar ve şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum. O dosya haberi yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım.  Sabah sekiz, akşam sekiz Ankara'nın her noktasında trafik yayını yapacaksınız diye muhabirlere, emekçilere baskı kurmuyor musunuz? Onu da biliyoruz. Merak etmeyin. Ankara'da Cumhuriyet tarihi boyunca iki milyon araç olmuş. 2019’dan 2025’e kadar 2026’nın başına kadar bir milyon araç eklenmiş. Şu anda yedi yüz bin nüfus artışımız var. Elbette bunu kurumlarla iş birliği yaparak ve en son teknolojiyi kullanarak çözmek için de Ankara Büyükşehir olarak elbette geleni yapacağız. Sonuna kadar da uğraşacağız. Evet, şu imalatları 2026’ya kadar yapılanları da hızlıca geçelim. Çabuk geçin arkadaşlar. Sadece ne oldu okunsun yeter. Devam edelim. Çünkü biliyoruz ki eski dönemlerde yerin altına yapılan hizmet kimse tarafından görmez diye hizmet pek yer altına yapılmıyordu. Evet. ASKİ, hangi çalışmaları yaptı ayrıca? Şimdi bakın ASKİ’nin bütçe gelir gerçekleşmeleri topal ördek olduğumuz dönemde ASKİ’nin su fiyatları çok aşağıda düşürüldü. Kendi dönemlerinde iki mislinden daha fazla para alıp bu parayı başka hizmetlere aktarırken ancak 2019’dan sonra mecliste azınlık olmamız nedeniyle gelirimiz arttı. Bir bakın 2017’de 40 milyar lira olan ASKİ’nin geliri 2021’de on üç noktaydı. 2014’te 2022’de 4,7’ye indi. 2025’te seçimden sonra ilk defa biz normal fiyat zararın altına olmayan fiyata şu anda su vermeye başlayabildik. Evet, Bütçelerimizin arasındaki 2012-2018’deki Aski'nin bütçesiyle 2019-2025 arasındaki ASKİ’nin bütçesini de görüyorsunuz. Yapımı tamamlanan büyük çaplı içme suyu hatları var. 220 bin metre çelik içme suyu hattı. İvedik temelli devam hızlı geçer. Bu İvedik-Temelli boru hattı 2005 yılı ASKİ Master Planı’nda Polatlı'ya içme suyu hattını 2014’e kadar tamamlayın denmiş. Yaptılar mı arkadaşlar? Bize geldi. Peki bize geldi ilk Belediye Meclis toplantısında Polatlı'ya su götürmek için ihale yapmak için bir kredi talebinde bulundu. Reddedildi. Mahkeme kararıyla biz ancak bu haklarımızı alıp da Polatlı’nın ihalesini yapabildik. Lütfen yedi yıldır bunları niye yapmayın diyenler, ilk beş yıldaki su fiyatlarındaki ucuzluk ve bu tür engellemeleri lütfen unutmasınlar. Devam edelim, devam edin.Şu anda Keçiören'de Dünya Bankası kredisiyle yaptığımız bir milyar liralık bir yatırım var. Devam edelim. Çünkü Keçiören'de geçen insan ölüyordu. 1984 yılında yapılmış, nüfus 300 bin arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda bir milyon nüfusa gelmiş. Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. Ama biz, eskiden yapılmamış ne yapalım, biz de yapmayalım diye bir tavra giremezdik ve derhal başladık. Çankaya ilçesine gene aynı şekilde, Mamak Boğaziçi Mahallesi'nde. Evet devam edin. Mamak'ta, Yenimahalle’de Elektroken sürekli sel basıyordu. Ergazi yapıldı, Sincan Mustafa Kemal Mahallesi, Etimesgut İstasyon Caddesi'ni biliyorsunuz; bir elektrik çarpmasıyla bir hemşerimiz vefat etmişti selden dolayı. Akyurt Ulu Pınar Deresi, Altındağ Çevreli Caddesi, Gölbaşı. Ve ASKİ imkânlarıyla dış kredi de bulduk arkadaşlar. Şu anda İvedik arıtma suyu yetmiyor artık, Ankara'nın nüfusu arttığı için. Şimdi dördüncü ünite kapasite artışı yapım işi ihale edildi, üç nokta altı milyar lira. Kınık tünel çıkışı İvedik Su Arıtma Tesisi, biraz sonra bunun görüntülerini göstereceğiz. İki nokta dokuz milyar, niye, biraz sonra göstereceğiz. Parasını biz ödüyoruz ama Devlet Su İşleri hiç biz yokmuşuz gibi biz yapıyoruz deyip bunu açıklıyor. Yapsın elbette, onun kanuni görevidir. Önümüzdeki dönem planladığımız projeler var. Ankara Tatlar Arıtma Su Tesisi 306 milyon dolar. Şimdi bununla ilgili de bilgi vereyim. 2014’e kadar, 2010’dan itibaren kapasiteyi artırın diye sürekli Çevre Bakanlığı yazı yazmasına rağmen yapılmamış. Geldik, Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştük. Hazine Bakanı ile görüştük. Bunlar şeyi onayladılar bize, 300 milyon dolar civarında krediyi onayladılar. Cumhurbaşkanı'nın onayladığı kredi, geçen dönem burada bu belediye meclisi reddetti arkadaşlar. İki bin ta 31 Mart'a kadar reddettiler. 31 Mart 2024’e kadar. Halkın sağlığını ilgilendiren bu kadar vahim konuda. Şimdi biz yeni mecliste kararı aldık, devam ediyoruz. Yine Güdül, Beypazarı, Ayaş, 105 milyon dolar gibi. Evet devam edelim. Toplam 500 milyon dolar civarında yeni yatırım projesi var. Bunlar da önemli projeler. Şehrin içerisinde yaşadığımız bunları tek tek saymayacağım, nasıl olsa indirirsiniz diye. Şehrin çeşitli kesimlerinde, örneğin Çankaya'da borular artık teneke gibi olmuş, değişmesi gerekiyor. Sürekli olarak arıza yapıyor. Buna benzer Çankaya'da, Gölbaşı'nda çeşitli yerlerdeki tek tek bütün noktalar tespit edildi. Bunlar bu yıl içerisinde inşallah ihaleye çıkacak. Devam edelim ve bir de yeni bir hat, 2026 yılı için planlanan büyük yatırımlarda Kesikköprü’den yeni bir hat için de ihaleye çıkıldı. İnşallah süreç tamamlanınca yapımına da başlanıyor. Evet arkadaşlar, bunu indirenler baksınlar. Bu kırsal mahallelerdeki yatırımlarımız, yani o mahallelerin birçoğunda su yok. Bunu indirin, tek tek tıklayın, oradaki muhtarların, mahalle sakinlerinin neler dediğini, nasıl teşekkür ettiğini göreceksiniz. Yani kimse görmez deyip oralardaki halkı, elli kişi de yaşasa, yüz kişi de yaşasa, susuz ve kanalizasyonsuz bırakmadık. Peki şimdi son günün konusu kuraklık hakkında neler yapıldı? Belediye oturdu, seyretti mi yoksa bir takım çalışmalar mı yaptı? 2019 yılında arkadaşlar gelir gelmez, 8. ayda, 4. ayda koltuğa oturduk. 8. ayda Master Plan çalışmaları başladı. Ankara 2054 Master Plan çalışmaları başladı ve 2024 yılında bitirildi. Bu çok önemli bir olaydır. Bu işte geleceği planlamak budur. Devlet Su İşleri’nin kanundaki görevini okuyorum. Bunu okumam lazım. Doğal servet ve kaynaklar devletin hükümet tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Ülkemizde su kaynaklarının planlanması, yönetilmesi, geliştirilmesi ve işletilmesinden sorumlu özel bütçesi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Ayrıntılı bir şekilde de 6200 sayılı kanunda yazılıdır. Belediye teşkilatı olan yerlerden içme, kullanma, endüstri suyu temini DSİ'nin kanunda yazıyor bakın. DSİ bu amaçla İstanbul ve Ankara illeri başta olmak üzere bedelleri yapımdan sonra ödenmek üzere belediyelere baraj, ishale hattı ve su yapmakla yükümlüdür. Devam edelim. Yapmış, yapmamış demiyorum. Neyi yapmış? Gerede Projesi’ni yapmış bizim için Ankara halkı için ve 2050’ye kadar bu problemi çözdük demiş. Biz Devlet Su İşleri’ne sürekli yazı yazdık. Master Planımıza göre 2022 yılında Devlet Su İşleri’nden Kızılırmak'tan bize ilave su verin diye yazı yazdık. DSİ net bir cevap vermedi bize. Bunu indiren arkadaşlar tamamını okuyabilirler. DSİ ve ilgi kuruluşları acil eylem planımıza toplantımıza davet ettik. Ne zaman yapmışız? Geçen yıl daha kuraklık olup olmayacağı, yağış olup olmayacağı belli olmadığı hâlde ne olur ne olmaz diye Nisan ayında ve Haziran ayında toplantılara davet ettik. Toplandık, geldiler. Burada da aldığımız kararlar var. Onu da geçiyoruz. Şimdi 2021 yılında yine gelir gelmez ben Beypazarı, Nallıhan arasında olduğu için Sarıyer Barajı, en yakın şeyimiz orada, baraj hazır suyumuz orada ve miadını doldurduğu söyleniyor. Bu nedenle biz Sarıyer Barajı'ndan bize su tahsis edilmesini söyledik. Şöyle cevap geldi. Bahse konu talebinin alternatif su kaynakları ile ilgili detaylı çalışmaların yapılması ve Master Plan çalışmaları akabinde gerekli değerlendirme yapılabileceğinden bahisle talep uygun görülmemiştir. Ama biz buna rağmen şu anda  Sarıyer Barajı'nın projesini şimdiden kendimiz ASKİ kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyoruz. Şu anda orada 300 milyon metreküp su hâlihazırda bulunuyor. Evet, Sarıyer Barajı için istenilen raporlar ilgili yazıda sunulmuş olmasına rağmen Devlet Su İşleri’nden bu konuda bir dönüş olmamıştır. Haziran'da Devlet Su İşleri’ni uyarmışız arkadaşlar. Ne diye uyarmışız? Bizim Master Planı’nda şöyle bir sonuç çıkıyor. Diyor ki 2029 yılında Türkiye'de Ankara'da herhangi bir kuraklık olmasa dahi Ankara'daki mevcut nüfusa göre mutlaka Ankara'nın suyu bitirecek alternatif bir şeyler yapılsın diye rapor çıkınca biz bunu Devlet Su İşleri’ne bildirdik. O Gerede Projesi’ne güvendiklerinden olsa gerek hiçbir resmî cevap bize verilmedi arkadaşlar. Temmuz'da Devlet Su İşleri’ne bir yazı daha yazdık. İçme suyu arz güvenliğimiz tehlikeye geliyor. Alternatif su kaynaklarının planlarını yapın bize bildirin. Biz de gereğini yapalım diye. DSİ tarafından Ağustos'ta bir kez daha uyarıldı ve Kurtboğazı'ndan Kahramankazan’a su veriliyordu. Evet, oradaki çiftçinin de suya ihtiyacı var ama Kurtboğazı artık sıfıra iniyor. Buraya su vermeyin, başka bir çare bulalım dememize rağmen Devlet Su İşleri tarafından hiçbir işlem yapılmamış ve Kurtboğazı da su alma yapısının altına inmiştir. Eylül'de Devlet Su İşleri’ne yazı yazdık. Koyunbaba Barajı'ndan su istendi ve en sonunda ben Sayın Bakan'ı aradım. Durumu arz ettim kendisine. Sayın Bakanım, Ankara susuz kalıyor. Koyunbaba orada büyük miktarda su var. En azından bundan Ankara halkına kullandırmak için su verin dedim. Ve sonuçta bize günlük su ihtiyacı Ankara'nın bir buçuk milyon metreküpe yakın Devlet Su İşleri sadece üç aylığına yüz bin metreküp su verebiliriz demiştir. Gerekçe tarımsal solama olarak gösterilmiştir. Bunun da projesini yapıyoruz. Yine 100 bin metreküp suyu oradan alıp takviye yapacağız. Evet, üç aylığına 9 milyon metreküp su tahsis edilmiştir. Kapasitesi 228 milyon metreküptür. Kuraklık için aldığımız bazı tedbirler var. Kahramankazan,  Akyurt, Çubuk ilçelerinde 30 kuyu tekrar aktif hâle getirildi. 19 adet sondaj kuyusu açıldı. 100 adet kuyu açılması için ihale yapıldı. Yüksek tüketimli konut ve iş yerlerinin suyu az tüketmeleri için kademeli tarifeye geçildi. Buradan 3 milyon metreküp su tasarruf ettik. Yeşil alan sulamalarının içme suyu şebekesinden yapılmaması için gerekli yazışmalar yapıldı. Park ve bahçelerden 1850 adet sayaç söküldü. Hobi bahçelerine verilen su miktarı düşürüldü. Musluklara perlatör dağıtımı, yani tazyikle daha kullansın diye perlatör dağıtıldı. Kuraklığa uygun peyzaj çalışmalarının tüm belediyeleri tarafından hayata geçirilmesi için karar alındı. Tarımda vahşi sulama yerine damlama sulamaya geçilmesi amacıyla yüzde 50 hibeyle damlama sulama borusu dağıtıldı. 10 metreküpün altında su kullananlara yüzde 10 indirim yaptık arkadaşlar. 10-15 metreküp arası kullanan konut haberlerinde tarife değişikliği olmadı. Ancak 16 ve 30 metreküp arası kullanan çünkü normal bir aile biraz şeyde gördüğünüz gibi yüzde 85’i 15 tonun altında kullanıyor. Diğer 15 sanayi tesisleri ya da havuz doldurmakta, bahçe sulamakta kullanıyor. Bu nedenler onların az su kullanmaları için de onlara zamlı tarife uyguladık ve 3 milyon metreküp tasarruf ettik. O adını anmadığımız şahıs gitti, Ankara halkına zam yapıldı diye dava açtı. Hâlbuki  ASKİ’nin gelirleri azaldı. Amaç ne? Amaç şu arkadaşlar. Ankara susuz kalsın. Sırf Mansur Yavaş'ı yıpratmak adına Ankara susuz kalsın istiyorlar. Kaldı ki önceki dönemde fiyatın yarısına verilmesine, bütçenin eski dönemde yüzde beş fazlası eksi  5 milyar lira olarak zararını bütçe yapmamıza rağmen geldiler belediye meclisinde su fiyatlarının yüzde 50’ye indirilmesi kararını aldılar. O ara eski dönemden kalma bir zimmet çıkınca Sayıştay’dan hemen sesi kestiler ancak zaten mahkeme de bu kararı iptal etti. Amaç sürekli olarak ASKİ’yi batırmak ve Ankara halkının susuz kalmasını sağlamak. yapalım. Fiziki su kayıpları ve izinsiz kaçak kullanımlarla ilgili mücadelede yapılanları da ekranda görüyorsunuz. Devam edelim. İdari su kayıplarıyla mücadele. Sonuç olarak sistemde görünmeyen önemli miktarda su ölçümleri görünür hâle getirmiştir. Devam edelim. Sonuç olarak asbestli boruların yenilenmesi planı yapılmış. Yani üstümüze düşenleri yapmışız. Orada metrekareleri yazılı. Hedef yasada kayıp kaçak oranını iki bin yirmi sekiz yılında yüzde yirmi beşe indirilmesi belirlenmiş olmasına rağmen ASKİ’nin hedefi bunun yüzde yirminin altına indirmektir. Bu konuda çalışmalar yapılıyor.  Evet. İki bin elli yılına kadar içme suyu… Bunu planlayan Devlet Su İşleri’dir. Görev onlarındır ve planlamıştır zaten. Ama bir kuraklık vardır. Kuraklığı niye kabul etmiyorsunuz DSİ olarak? Sayın Cumhurbaşkanı dahi genelge çıkarttı Ankara'ya. Bütün belediyelere bundan sonra peyzajlarda şehir içme suyu kullanılmayacak diye genelge çıkarttı. Eskiden yoktu böyle bir genelge. Niye çıktı? Bir kuraklık var. İşte Gerede’den Çamlıdere Barajı'na gelen yıllık su miktarı arkadaşlar. Yani suyu var da biz mi vermedik? Demirel’in dediği gibi suyu içtik mi? Yani içtik mi? Var olan suyu. Devam edelim. Ağustos ayında Kesikköprü'de su patladı. Arkadaşlar şehre kadar su verdiğimizi falan göreceksiniz. Kesikköprü'de ne olmuş? Bunu bir halkla paylaşalım. İki bin yedi yılında üç yüz seksen dört kilometre olarak planlanmış. Yüz doksan iki kilometresi çelik yüz doksan iki plastik cam karışımlı CTP boru olarak imalatı yapılmış. İki bin on beş yılında CTP borularının üç yüzünün üzerinde arıza meydana gelince iki bin on beş yılında seksen bir kilometresi doktir boruyla değiştirilmiş geri kalan sokağa atılmış. Evet. Onun görüntüsünü göreceğiz. Gördüğünüz gibi bunlar Balâ’da yol üzerinde atık durumda duruyor. Kimi kümes yapıyor, kimi çöp kutusu yapıyor, boş olarak orada duruyor. Neden patladı derseniz yani bunları bize diyorlar ki niye değiştirmediniz? Arkadaşlar bizden önceki dönemde bir proje yapılmış. Şu anda bu borunun diyelim ki seksen kilometresini hala kullanıyoruz. Kullandığımız bir boruyu değiştirdiğiniz takdirde sayışlar bunun hesabını sormayacak mı? Ancak patladığı takdirde patlayan kısmını değiştirirsiniz ya da hiç kullanım alamaz hale gelirse yeni bir hat ancak o zaman yaparsınız. İki boru yan yana yapıldığı için patlayınca birbirini patlatıyor ve üstelik çalışmada da tamiratta da son derece güçlük çekiliyor. Bunu yerinde gördüm. Evet, şehre verilen su miktarı arkadaşlar. O günde dahi biz Kesikköprü’den verilemeyince Çamlıdere ve Kurtboğazı’ndan takviye etmek durumunda kaldık. ASKİ'nin Ankara için belirlediği rakam günlük bir milyon iki yüz kırk bin metreküptür. İşte verdiğimiz su bir milyon iki yüz elli sekiz bin, bir milyon iki yüz elli beş bin civarında ve yine neredeyse bir milyon iki yüz kırk binin hiç altına girmedik. Oralardan takviye ettik. Evet. Maalesef tabii oradaki su azaldı Çamlıdere'de ve Kurtboğazı’nda ve bu azalma günlük su kullanımının ihtiyacın tam karşılanmamasına yol açtı. Çünkü Ankara'da nüfus fazlasıyla birlikte bir milyon iki yüz kırk bin değil, bir milyon dört yüz bin civarında dört yüz bin bazen bir milyon dört yüz elli bin metreküptür civarında günlük tüketimiz var. Bir bakın bunları geç değiştirdi diyenler oldu. Bu kadar kolay mıymış çalışma? Sekiz saat sürüyor bu kaynağın yapılması ve test edilmesi. İki nokta altı kilometresini değiştirdik ve bu CTP boruları ile ilgili hala ASKİ kesin kabul yapmamıştır arkadaşlar. İki bin yedi, iki bin sekizde yapılmış. Hâlâ kesin kabulü yapılamıyor. Ben de şikâyet ettim mülkiye müfettişi sokaktaki boruları görsün, gereğini yapsın, kamu zararı var diye ama tahmin ettiğiniz sonuç şu ana kadar hiçbir şey yapılmadı ve Ankara Büyükşehir ASKİ o tarihte dava açmış. Demiş ki siz tanıtım ve broşürleri belirtilen boruları vermediniz. Dolayısıyla hile yaptınız bize. Hileli boruları verdiniz diye CTP'li boruları veren firmaya dava açmış ama davayı geç açtıkları için zaman aşımından dava kaybedilmiştir. Şimdi biz yine de ne olur ne olmaz. Gerede’den su gelmeyebilir. DSİ başka kaynak vermeyebilir diye birtakım hazırlıklara tam Nisan, Mayıs ayında başladık arkadaşlar. Çünkü kışın olur ya bazı meteorolojik raporlarda kışa Ankara veya Türkiye veya dünya görmediği kışı görecek. İşte metrelerce kar görecek demesine rağmen biz yine de ne olur ne olmaz diye tedbir almaya başladık. Devam edelim. 23 Mayıs’ta iç yazışmayla bu projenin yapılmasını, yüzer pompa yapılmasını talimat veriliyor. Otuz bir yedi de gerekli projeler tamamlanıyor. Devam edelim. Ve on altı dokuzda ilk ihale yapılıyor ama ihaleye verilen tek bir firma bu işi daha önce yapmamış üç yüz kırk yedi milyon lira teklif veriyor. İptal ediliyor. Tekrar ihale yapılıyor iki bin yirmi beş onuncu ayında bu sefer üç firma teklif veriyor ama üçü de maliyetin neredeyse iki misli. Bunun üzerine tekrar üçüncü ihale yirmi sekiz onda yapılıyor ve doksan milyon liraya ihale kesinleşiyor ve hemen yapımına başlanıyor. Bu arada İvedik Arıtma’da barajlardan gelen suda ne kadar su veremediğimizde sizlerle paylaşacağız. Gördüğünüz gibi on milyon metreküp eksik verildi. Bu on milyon eksik verilen Ankara halkını elbette eksik alan yerlere eziyet çektirdi ancak on milyon metreküp de barajda kaldığı için ileride kullanacağımız su kasadaki para gibi hala Ankara halkının kullanımını bekliyor.  Burada da günlük verilen suları görüyorsunuz arkadaşlar. Hiçbir zaman bir milyon iki yüz kırk bir altına hemen hemen hiçbir zaman düşmemiş. Yani sonuç itibariyle Ankara halkı böyle susuz bırakıldı diye bir şey yok. Elbette su kesintisi yapıldı. Ancak su kesintisi yapılan yerleri ezbere biliyoruz. Biraz önce iki bin yirmi altı içinde yapılacak projelerin içerisinde biz geldiğimizden beri şehirde su sıkıntısı olması dahi Keçiören’in Yenimahalle’nin yüksek kesimlerinde, Mamak’ın yüksek kesimlerinde, Lalahan'da, Pursaklar'da zaten su sıkıntısı zaman zaman yaşanıyordu. Ben oralarda sıkıntı yaşattığımız halktan özür diliyorum. Ancak Ankara'nın büyük bölümünde böyle bir su sıkıntısı falan yok. Bakın günlük ihtiyacın yüzde kaçını vermişiz arkadaşlar? Bunun bu rakamları gördükten sonra bunun tam bir operasyon olduğunu, karalama operasyonu olduğunu dikkatinizi çekmek isterim. Ankara halkının bilmesini isterim. Siyasilere, bunu propagandasını yapanlara sorsunlar. Senin evinde suyun kesildi mi desinler? Eğer samimilerse onların suyunu ne kadar kullanıp kullanmadığını, evlerinde su kesilip kesilmediğini aylık ortalamaları kendilerine verelim. Bunu söyleyin. Suyum kesildi, susuzluk yaşadı. Bir dakika. Gerçekten kesildiyse ver abone numaranı bakalım diyebilirsiniz. Ben kefilim. Bakın kesinti olan yerleri birebir biliyoruz ve rakamda biraz önce söylediğimiz gibi yüzde 6 civarında eksik verildiği zamanları olmuştur ve ASKİ ekipleri bakın suyu geçen hafta cuma günü nasıl yetiştirdiler? Üçüncü platformu ancak yetiştirdiler. Evet, gece gündüz çalışıp hizmet verip Ankara'ya susuzluğu bırakmayan değerli personelime de çok çok teşekkür ediyorum. Bu evet atılan iftiralar da bu şekilde yapılan propagandalar da onları ve ailelerini son derece üzmektedir. Ben şuna üzülüyorum: Ortada bir kuraklık var. Bunun Devlet Su İşleri, bakanlıklar iş birliği yapmak suretiyle oturup nasıl çözeceğiz diye bakardım. Ama şunu gördük. Birdenbire Çamlıdere, İvedik İçme Suyu İsale Hattı ASKİ tarafından yapılıyor. Proje ortak Devlet Su İşleri’yle. Bir bakıyoruz. Proje teslimi yapılıyor. Ankara Büyükşehir'e bir gün önce ya siz de gelecek misiniz buraya diyorlar. Gitmedik. Bir bakın. Proje ASKİ'nin projesi bir bakın. Devlet Su İşleri kendi yetkisinde projelendirmiş yani yetkimiz yok diyemez. Yetki zaten onlarda. Bakın gereğini yapıyor. Ama Ankara Büyükşehir hiç yok burada. Ankara Büyükşehir hiç yok. Bu da bizim yazdığımız bir yazı üzerine gelin beraber çalışalım. Sıkıntı yaşayacağız dediğimiz zaman hemen Devlet Su İşleri’nden birisi bir yazarı şunu gönderiyor. 151 milyar olarak bütçeye sahip Ankara Büyükşehir Belediyesi 105 milyarlık Türkiye genel bütçesine sahip olan Devlet Su İşleri’ni Ankara'daki su sorunu çözmesi için yeni hatlar oluşturması için Tarım Bakanı'ndan talep de bu. Aslında bu itiraftır bakın. Attığı tarih de 25 Ağustos 2025. O tarihte daha henüz şey yok.Demek ki yazıyı yazmışız. Ama bu bizim görevimiz gelin beraber yapalım diyenler siyaset yapmak için bak Büyükşehir beceremedi. Sizin göreviniz, beraber yapacağız. Sudan siyaset yapılır mı? Kurumlar oturacaklar beraber çalışacaklar. Bizim hiçbir kurumla kavgamız yok. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı'na da talebimiz olduğu zaman veriyoruz. Bakanlara da talebimiz olduğu zaman bütün belediye başkanlarımız gidip kendileriyle mutlaka iş birliği yapıyorlar. Evet, Ankara'daki barajlar ne zaman yapıldı? Bunun listesi de burada. 23 yıllık önceki dönemde barajların Ankara toplam su işlerine katkısı sadece yüzde 5 arkadaşlar. Devam edelim. 2007 yılında bu meşhur sıkıntılar olduğunda hani su veremiyor Ankara Büyükşehir diye yapıyorlar ya. Nüfus 4 milyon 410 bin barajlardaki doluluk yüzde 5. Şu anda 6 milyon nüfus var. Barajlardaki doluluk yüzde 1. Suçlamak suçlarken insaf eder. Çünkü biraz önce gördünüz. Buraların çıktığı yerde ikinci hazneye kadar eskiden su vardı. Kendi cazibesiyle geliyordu. Şimdi onun metrelerce altına indi. ASKİ öyle güzel çalışıyor ki Sağlık Bakanlığı ve ASKİ tarafından içme suyu kalitesini ilişkin sonuçlar düzenli olarak yayınlanıyor. Aşağıda linkten bakabilirsiniz. Sağlık Bakanlığı kontrolü altında ayrıca ASKİ kendi raporlarında Ankara'ya içme suyunun bu sıradan içilebilir hâle getirmiştir. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu sıkıntı ASKİ'den kaynaklanmayan iklimden kaynaklanan bir sıkıntıdır. Bunu hep beraber göğüsleyeceğiz.  Lütfen bu sunumu indirirseniz ben sözümü öyle devam edeyim. Bir dakika bekleyin. Sevgili Ankaralılar, değerli basın mensupları, değerli hazirun, sözlerime son vermeden önce buradan bize inanan, bize güvenen bu kente yüreğini koyan tüm Ankaralılara seslenmek istiyorum. Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara'yı bir avuç insanın değil 6 milyon başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Bizimle çalışma arkadaşlarımıza Ankara'ya hizmet etmek isteyen herkesle uğraşıyorlar. Bir kısmını basından okuyorsunuz. Müfettişlerden biri geliyor, biri gidiyor.Evet, daha önce de çok müfettiş geldi gitti. Hiç şikâyetimiz yoktu. İnceliyor, gidiyordum. Şimdi öyle olmuyor artık. Müfettişler nezaketen eskiden belediye başkanına uğrarlardı. Şimdi uğramıyorlar. İki tane örnek vereceğim. Ankapark'ta bizim yaptığımız şikâyet üzerine Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemişti. O da bize şikâyet etmiş. Gelmiş güzelce incelemiş müfettiş. Normalde müfettiş incelemesini bir buçuk ayda bitirir. Bitiriyor ve gidiyor. Altı ay sonra müfettiş çağırılıyor. Hele bir daha git bir şey bul da gel. Bir daha geldi müfettiş. Gene en övündüğümüz şey sosyal yardımlarla ilgili desteklerle ilgili. Daire başkanımız denetleniyor arkadaşlar. A'dan Z'ye ilgili kurumlara yazılan yazılıyor. Herkese güzelce incelemeler yapılıyor. Ve daha sonra tekrar o da gidiyor. Bir buçuk ayda bitmesi gerekirken aradan 6 ay geçiyor.Tekrar git bir şey bul da geldi diyor. Bunun adı Sayın Bakan'a sesleniyorum. Adil olun.İncelemeyin demiyoruz. Ama tetikçilik yapmasınlar. Gelsinler ellerini vicdana koysunlar. Adil bir şekilde çalışsınlar. Yoksa bir meşhur bir söz var. Ayarını bozduğunuz kantar bir gün  sizi de tartar. Herkesin şunun bilmesini istiyorum. Biz bu yolda milletimizin duasını arkamıza alarak yürüyoruz. Bugüne kadar Ankaralılarıngüvenini boşa çıkartmadık. Kimsenin hakkını da kimseye yedirmedik. Bundan sonra da yedirmeyeceğiz. Bir gün hepimizin görevi bitecek. Önemli olan o gün geldiğinde geriye ne bıraktığımız kalacak. Başınız dik olsun, bizim başımız dik, sizlerin de içi rahat olsun. Değerli basın mensupları,  Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara. Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok. Ben burada asıl Kerbela'yı yaratanların devrin başbakanını susuz bırakanların ameliyathanelerde ameliyatı yarım bırakılıp hastaların dışarıda çıkarıldığından hatta o günün başbakanı da yağmur duasına da çıkartmışlar. Ankara'yı terk edin diyenleri tek tek anlatacak durum yok. Bunları zaten biraz sonra toplu bir hâlde arkadaşlar sosyal medyadan yayacaklar. Aslında göstermek isterdim ama bizim asla eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimiz, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımızla devam edeceğiz.  Hepinize sevgiyi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Çok teşekkür ediyorum.
Ankar Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da yaşanan su kesintilerine dair açıklama yaptı.

Su kesintilerine dair dezenformasyon yapanlar için savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını ifade eden Mansur Yavaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Dünyanın içinden geçtiği süreç sıradan bir kuraklık değil. Bu bilim insanlarının adını koyduğu bir iklim kırılmasıdır. Yani eski düzenin bittiği ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor. Akdeniz Havzası Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kuşak dünyadan en hızlı kuruyan bölge hâline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor. Bu küresel tablo Elazığ'ı da vuruyor, Kayseri'yi de, Konya'yı da, Malatya'yı da, yurdun çeşitli yerlerini ve elbette Ankara'yı da. Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil rakamlarla söylüyoruz. Bakın nüfusumuz artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994'te Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü, 2008'de 45 metreküptü, 2025'te bu rakam 19 metreküpe düştü. Yani Ankara su açısından oldukça yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yanda her geçen yıl daha az gelen su. Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, Ankara'ya bu gerçeği fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo iklim krizinin Ankara'ya düşen payıdır. Bizim görevimiz şudur arkadaşlar, bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır. Ben bugün burada size Ankara'ya izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. Ankara'nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğiniz de göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Bunu da söyleyeyim size. Şimdi zaman zaman siyasiler var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz, barajlardan şehre gelecek suyun su alma yapısının altında. Su neden verilemiyor deyince meşhur bir barut fıkrası vardır. Hepiniz bilirsiniz. Asker gelmiş, askere gelmiş, komutan sormuş. Niye savaş kaybettiniz, anlat bakayım demiş. Bir, barut bitti. Komutan demiş ki, gerisini sayma gerek yok. Su yok. Sizin 2050'ye kadar yetecek dediğiniz baraja, Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit. Bunu da mazeret etmeden elbette bir yönetici olarak şehre nasıl, ne şekilde su vereceğimizin de elbette tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz.

Şimdi bir noktaya değinmek zorundayım. Bu mecralarda özellikle de her gün “Kuraklık Türkiye’yi vurdu” diye haber servisi yapan Anadolu Ajansı, Ankara olunca enteresan bir tablo çiziyor. Şehir susuz kaldı, evlerde su yok, Ankara çöktü. Bakın, sıcak kar kuraklığı nedeniyle su kaynakları yeterince beslenemiyor diye haber yapıyor Anadolu Ajansı. Habertürk, acil önlem alınmazsa su krizi " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> su krizi ilk olarak tarımı ardından büyükşehirlerdeki yaşamı vuracak diye yazıyor. Yani ortam, kuraklık, iklim krizi ortada. Hatta kameraları alıyorlar, mahalle mahalle, bina bina gezilerek, sanki bu şehirde hayat durmuş gibi bir algı üretiliyor. Bugün sabah belediyeye gelirken TGRT'de haberde CHP'li belediyelerde su kesintiler yaşanıyormuş. Bunun içinde bidon fiyatları artmış diye haber yapılmış. Bakın, görüntüyü görüyorsunuz. Şimdi bu ne demek biliyor musunuz? Benim gördüğüm kadarıyla Elazığ Belediyesi'nde su yok. Konya'da sıkıntı var. Bütün Türkiye'de, bütün belediyelerde su sıkıntısı var. Ama şu, CHP'li belediyeler şehri susuz bıraktı demek. Ve bunun gibi dezenformasyon politikalarını devam ediyor.

Aslında bütün mitinglerde yaptığım bir konuşma vardı. 31 Mart'tan sonra yeni seçilen belediye başkanlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarda, bir yıl sonra yapılan anketlerde başarı oranı yüzde 58 çıkmıştı. Bu ne demektir? Yüzde 58 deyince en erken yapılacak seçimde iktidarın değişmesi demektir. O zaman ne yapılması lazım? CHP'li belediyelerin bir defa puanlarının düşürülmesi lazım. Operasyonlar başladı bildiğiniz gibi. Dezenformasyon başladı. Silkeleyin bunları gibi yeni seçilen belediye başkanlarımızı eskiden aldıkları sigorta, vergi borçları yüzünden hacizlere uğramaya başladı vs. Bütün amaç, başarılı olan belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı bir operasyon var. Ve bu maalesef İletişim Başkanlığı’ndan başlamak üzere verilen bir talimatla baktığınız zaman yazarların birçoğu da aynı konuya değinerek, hiçbirisi ASKİ’den, Büyükşehir’den bilgi almadan, rastgele bilgilerle ezbere konuşarak bu dezenformasyona katkıda bulunuyor.

Evet, ben şimdi buradan bulunanlara bir şey sormak istiyorum. Geçen ben belediye meclisinin grup toplantısında 100 kadar arkadaşımız buradaydı, sordum. Arkadaşlar, çok samimi olarak söyleyin. Kaçınızın suyu kesildi dedim. O gün için yedi kişi çıktı. Çok samimi olarak söylüyorum. Evet, su kesintisi oldu. Biraz sonra anlatacağız. Buradaki bütün haziruna söylüyorum. Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini. Kaldırın arkadaşlar, suyu kesilenler kaldırsın. Evet, kaldırıyor, kaldırın. Evet, gördüğünüz gibi su kesintisinden mağdur olan insan sayısı Ankara'da 2 milyon 600 bin abonemizin çok çok altında. Biraz sonra şehre verilen suyu gördüğünüz zaman gerçek durumu göreceksiniz. Bizim görevimiz gerçeği saklamak değil, net bir şekilde halkla bunları paylaşmak. Evet, ne yazık ki bazı siyasiler bu hayati meseleye çözüm üretmek yerine polemik konu su yapıp köpürtüyor. İçlerinde bir kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor. Onları televizyon ekranlarında gördükçe katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş. Kalkmış bunları anlatıyorlar. Şimdi Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Ben burada Ankara halkına tekrar bu paylaşımları vermek istemiyorum. Çünkü eski dönemde şunlar oldu ya da bizim dönemde de böyle bu kıyasa ihtiyacımız yok arkadaşlar. Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk. Ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz. Şimdi Ankara'yı bu ağır küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadığımızı, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakârlıkla suyumuzu korumaya çalışacağımızı anlatıyorum. Ankara halkı için neler yapmışız? Bunların birçoğunu ASKİ’nin o kısıtlı bütçesiyle neler yaptığımızı anlatacağım. Şimdi zaman zaman siyasilerden şunu duyuyorum. E canım yedi yıl oldu. Yapsaydın ya yani yedi yılda,  Kesikköprü’den gelen boruları değiştireceksin. Ankara'da birçok biraz sonra göreceksin altyapı eksiği var. Onları yapacaksın ve üstelik geçtiğimiz beş yılda bir sürü engelleme ve bizzat en yetkili siyasi kişilerin söylemleriyle topal ördek hâline getirilip yapacaksın. Bunları çabuk unuttuk. Şimdi ekrana koyduğumuz bu on altı tane yapılması gereken projeyi Devlet Su İşleri çok yıllar önce ASKİ'ye bildirmiş ama ASKİ bunların hiçbirisini yapmamış. Gördüğünüz gibi burada işaretli kısımların hepsini biz 2019-2026 arasında yaptık. Devam edelim. Biraz hızlı geçeceğiz. Su fiyatlarımız buydu. ASKİ, konut tarifesi şu andaki rakam bu. Yüzde 85’i gördüğünüz gibi indirimli veya sabit fiyatlı zamsız kullanıyor. Öğrenci evlerine indirim var. Sosyal yardım alanlara 10 metreküpe kadar bir lira ve 51 bin aile bundan yararlanıyor. Devam edelim.  Şimdi bir de şunu söyleyeceğim. Tabii kurum bizim elimizde olunca televizyonlara bakıp bazı siyasilerin bazı böyle hakarete varır konuşmalar yapan yorumcuları görüyoruz. Merak ettim. Gerçekten bunların suyu kesilmiş mi diye. Hatta bazı siyasilerin de ekranı elimizde açıklamıyoruz ama eğer gerekirse de açıklanacağı zaman kamuoyuna açıklarız.  O, televizyonlarda bağıra bağıra konuşan ortalama 20 metreküp su kullanmaya devam ediyor. Su tasarrufu yapmamış. Su tasarrufunu hep beraber yapacağız. Bu problem bütün toplumun problemi hâline geldi. O bağıran tweet atan siyasi baktık evinde tam otuz yedi ton kullanıyor aylık ve bir tane bir ton dahi şey yapmamış tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Yani ben şundan korkarım. Adeta Ankara halkı susuzluk çeksin diye sonuna kadar muslukları açıp boş bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye tahmin ediyorum. Evet, devam ediyoruz. Şimdi son günlerdeki bu dezenformasyonla ilgili dün sosyal medyada yayınlamalar yayınlar yapıldı. Ve özellikle TRT'nin görevlendirildiği sosyal medyaya da yansıdı bu bir dosya haber hazırlıyorlar. Burada Ankara halkında susuzluk var diye yalan haberler arkasından bu Hıdırlık Tepesi’yle ilgili, arkasından ulaşımla ilgili sürekli olarak bunu gündemde tutacak haberler yapmaya çalışıyorlar.  

Yedi yıldır biz hiçbir şey yapmamışız. Böyle bir haber hazırlıyorlar. Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz ve arkasına şunu söyleyecekler. Ankara'da salgın hastalık başlıyor. İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor. Şehir susuz kaldı gibi sahte haberlere de bundan sonra hazır olun. Ama ASKİ, Ankara Büyükşehir'e bağlı o konuşan insanlar dahil ilçe yöneticileri dahi hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan halka panik yaratmaktan dolayı da götüreceğiz. Bunların hepsini savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı'na. Sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşın vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Onlarla faaliyet yapıyorsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında su akmayan çeşme bulun. Gidin oradan yayın yapın. Tankerle su verilen bir yer bulun. Ne pahasına olursa olsun görüntü çıkaran şekilde talimatlar verildiğini bilmediğimizi sanıyorsunuz. WhatsApp gruplarında bizi sevenler bu yazışmaları bize gönderiyorlar ve şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum. O dosya haberi yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım.  Sabah sekiz, akşam sekiz Ankara'nın her noktasında trafik yayını yapacaksınız diye muhabirlere, emekçilere baskı kurmuyor musunuz? Onu da biliyoruz. Merak etmeyin. Ankara'da Cumhuriyet tarihi boyunca iki milyon araç olmuş. 2019’dan 2025’e kadar 2026’nın başına kadar bir milyon araç eklenmiş. Şu anda yedi yüz bin nüfus artışımız var. Elbette bunu kurumlarla iş birliği yaparak ve en son teknolojiyi kullanarak çözmek için de Ankara Büyükşehir olarak elbette geleni yapacağız. Sonuna kadar da uğraşacağız. Evet, şu imalatları 2026’ya kadar yapılanları da hızlıca geçelim. Çabuk geçin arkadaşlar. Sadece ne oldu okunsun yeter. Devam edelim. Çünkü biliyoruz ki eski dönemlerde yerin altına yapılan hizmet kimse tarafından görmez diye hizmet pek yer altına yapılmıyordu. Evet. ASKİ, hangi çalışmaları yaptı ayrıca? Şimdi bakın ASKİ’nin bütçe gelir gerçekleşmeleri topal ördek olduğumuz dönemde ASKİ’nin su fiyatları çok aşağıda düşürüldü. Kendi dönemlerinde iki mislinden daha fazla para alıp bu parayı başka hizmetlere aktarırken ancak 2019’dan sonra mecliste azınlık olmamız nedeniyle gelirimiz arttı. Bir bakın 2017’de 40 milyar lira olan ASKİ’nin geliri 2021’de on üç noktaydı. 2014’te 2022’de 4,7’ye indi. 2025’te seçimden sonra ilk defa biz normal fiyat zararın altına olmayan fiyata şu anda  su vermeye başlayabildik. Evet, Bütçelerimizin arasındaki 2012-2018’deki Aski'nin bütçesiyle 2019-2025 arasındaki ASKİ’nin bütçesini de görüyorsunuz. Yapımı tamamlanan büyük çaplı içme suyu hatları var. 220 bin metre çelik içme suyu hattı. İvedik temelli devam hızlı geçer. Bu İvedik-Temelli boru hattı 2005 yılı ASKİ Master Planı’nda Polatlı'ya içme suyu hattını 2014’e kadar tamamlayın denmiş. Yaptılar mı arkadaşlar? Bize geldi. Peki bize geldi ilk Belediye Meclis toplantısında Polatlı'ya su götürmek için ihale yapmak için bir kredi talebinde bulundu. Reddedildi. Mahkeme kararıyla biz ancak bu haklarımızı alıp da Polatlı’nın ihalesini yapabildik. Lütfen yedi yıldır bunları niye yapmayın diyenler, ilk beş yıldaki su fiyatlarındaki ucuzluk ve bu tür engellemeleri lütfen unutmasınlar. Devam edelim, devam edin.Şu anda Keçiören'de Dünya Bankası kredisiyle yaptığımız bir milyar liralık bir yatırım var. Devam edelim. Çünkü Keçiören'de geçen insan ölüyordu. 1984 yılında yapılmış, nüfus 300 bin arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda bir milyon nüfusa gelmiş. Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. Ama biz, eskiden yapılmamış ne yapalım, biz de yapmayalım diye bir tavra giremezdik ve derhal başladık. Çankaya ilçesine gene aynı şekilde, Mamak Boğaziçi Mahallesi'nde. Evet devam edin. Mamak'ta, Yenimahalle’de Elektroken sürekli sel basıyordu. Ergazi yapıldı, Sincan Mustafa Kemal Mahallesi, Etimesgut İstasyon Caddesi'ni biliyorsunuz; bir elektrik çarpmasıyla bir hemşerimiz vefat etmişti selden dolayı. Akyurt Ulu Pınar Deresi, Altındağ Çevreli Caddesi, Gölbaşı. Ve ASKİ imkânlarıyla dış kredi de bulduk arkadaşlar. Şu anda İvedik arıtma suyu yetmiyor artık, Ankara'nın nüfu su arttığı için. Şimdi dördüncü ünite kapasite artışı yapım işi ihale edildi, üç nokta altı milyar lira. Kınık tünel çıkışı İvedik Su Arıtma Tesisi, biraz sonra bunun görüntülerini göstereceğiz. İki nokta dokuz milyar, niye, biraz sonra göstereceğiz. Parasını biz ödüyoruz ama Devlet Su İşleri hiç biz yokmuşuz gibi biz yapıyoruz deyip bunu açıklıyor. Yapsın elbette, onun kanuni görevidir.

Önümüzdeki dönem planladığımız projeler var. Ankara Tatlar Arıtma Su Tesisi 306 milyon dolar. Şimdi bununla ilgili de bilgi vereyim. 2014’e kadar, 2010’dan itibaren kapasiteyi artırın diye sürekli Çevre Bakanlığı yazı yazmasına rağmen yapılmamış. Geldik, Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştük. Hazine Bakanı ile görüştük. Bunlar şeyi onayladılar bize, 300 milyon dolar civarında krediyi onayladılar. Cumhurbaşkanı'nın onayladığı kredi, geçen dönem burada bu belediye meclisi reddetti arkadaşlar. İki bin ta 31 Mart'a kadar reddettiler. 31 Mart 2024’e kadar. Halkın sağlığını ilgilendiren bu kadar vahim konuda. Şimdi biz yeni mecliste kararı aldık, devam ediyoruz. Yine Güdül, Beypazarı, Ayaş, 105 milyon dolar gibi. Evet devam edelim. Toplam 500 milyon dolar civarında yeni yatırım projesi var. Bunlar da önemli projeler. Şehrin içerisinde yaşadığımız bunları tek tek saymayacağım, nasıl olsa indirirsiniz diye. Şehrin çeşitli kesimlerinde, örneğin Çankaya'da borular artık teneke gibi olmuş, değişmesi gerekiyor. Sürekli olarak arıza yapıyor. Buna benzer Çankaya'da, Gölbaşı'nda çeşitli yerlerdeki tek tek bütün noktalar tespit edildi. Bunlar bu yıl içerisinde inşallah ihaleye çıkacak. Devam edelim ve bir de yeni bir hat, 2026 yılı için planlanan büyük yatırımlarda Kesikköprü’den yeni bir hat için de ihaleye çıkıldı. İnşallah süreç tamamlanınca yapımına da başlanıyor.

Evet arkadaşlar, bunu indirenler baksınlar. Bu kırsal mahallelerdeki yatırımlarımız, yani o mahallelerin birçoğunda su yok. Bunu indirin, tek tek tıklayın, oradaki muhtarların, mahalle sakinlerinin neler dediğini, nasıl teşekkür ettiğini göreceksiniz. Yani kimse görmez deyip oralardaki halkı, elli kişi de yaşasa, yüz kişi de yaşasa, susuz ve kanalizasyonsuz bırakmadık.

Peki şimdi son günün konu su kuraklık hakkında neler yapıldı? Belediye oturdu, seyretti mi yoksa bir takım çalışmalar mı yaptı? 2019 yılında arkadaşlar gelir gelmez, 8. ayda, 4. ayda koltuğa oturduk. 8. ayda Master Plan çalışmaları başladı. Ankara 2054 Master Plan çalışmaları başladı ve 2024 yılında bitirildi. Bu çok önemli bir olaydır. Bu işte geleceği planlamak budur.

Devlet Su İşleri’nin kanundaki görevini okuyorum. Bunu okumam lazım. Doğal servet ve kaynaklar devletin hükümet tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Ülkemizde su kaynaklarının planlanması, yönetilmesi, geliştirilmesi ve işletilmesinden sorumlu özel bütçesi olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Ayrıntılı bir şekilde de 6200 sayılı kanunda yazılıdır. Belediye teşkilatı olan yerlerden içme, kullanma, endüstri suyu temini DSİ'nin kanunda yazıyor bakın. DSİ bu amaçla İstanbul ve Ankara illeri başta olmak üzere bedelleri yapımdan sonra ödenmek üzere belediyelere baraj, ishale hattı ve su yapmakla yükümlüdür. Devam edelim. Yapmış, yapmamış demiyorum. Neyi yapmış? Gerede Projesi’ni yapmış bizim için Ankara halkı için ve 2050’ye kadar bu problemi çözdük demiş. Biz Devlet Su İşleri’ne sürekli yazı yazdık. Master Planımıza göre 2022 yılında Devlet Su İşleri’nden Kızılırmak'tan bize ilave su verin diye yazı yazdık. DSİ net bir cevap vermedi bize. Bunu indiren arkadaşlar tamamını okuyabilirler. DSİ ve ilgi kuruluşları acil eylem planımıza toplantımıza davet ettik. Ne zaman yapmışız? Geçen yıl daha kuraklık olup olmayacağı, yağış olup olmayacağı belli olmadığı hâlde ne olur ne olmaz diye Nisan ayında ve Haziran ayında toplantılara davet ettik. Toplandık, geldiler. Burada da aldığımız kararlar var. Onu da geçiyoruz. Şimdi 2021 yılında yine gelir gelmez ben Beypazarı, Nallıhan arasında olduğu için Sarıyer Barajı, en yakın şeyimiz orada, baraj hazır suyumuz orada ve miadını doldurduğu söyleniyor. Bu nedenle biz Sarıyer Barajı'ndan bize su tahsis edilmesini söyledik. Şöyle cevap geldi. Bahse konu talebinin alternatif su kaynakları ile ilgili detaylı çalışmaların yapılması ve Master Plan çalışmaları akabinde gerekli değerlendirme yapılabileceğinden bahisle talep uygun görülmemiştir. Ama biz buna rağmen şu anda  Sarıyer Barajı'nın projesini şimdiden kendimiz ASKİ kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyoruz. Şu anda orada 300 milyon metreküp su hâlihazırda bulunuyor. Evet, Sarıyer Barajı için istenilen raporlar ilgili yazıda sunulmuş olmasına rağmen Devlet Su İşleri’nden bu konuda bir dönüş olmamıştır. Haziran'da Devlet Su İşleri’ni uyarmışız arkadaşlar. Ne diye uyarmışız? Bizim Master Planı’nda şöyle bir sonuç çıkıyor. Diyor ki 2029 yılında Türkiye'de Ankara'da herhangi bir kuraklık olmasa dahi Ankara'daki mevcut nüfusa göre mutlaka Ankara'nın suyu bitirecek alternatif bir şeyler yapılsın diye rapor çıkınca biz bunu Devlet Su İşleri’ne bildirdik. O Gerede Projesi’ne güvendiklerinden olsa gerek hiçbir resmî cevap bize verilmedi arkadaşlar. Temmuz'da Devlet Su İşleri’ne bir yazı daha yazdık. İçme suyu arz güvenliğimiz tehlikeye geliyor. Alternatif su kaynaklarının planlarını yapın bize bildirin. Biz de gereğini yapalım diye. DSİ tarafından Ağustos'ta bir kez daha uyarıldı ve Kurtboğazı'ndan Kahramankazan’a su veriliyordu. Evet, oradaki çiftçinin de suya ihtiyacı var ama Kurtboğazı artık sıfıra iniyor. Buraya su vermeyin, başka bir çare bulalım dememize rağmen Devlet Su İşleri tarafından hiçbir işlem yapılmamış ve Kurtboğazı da su alma yapısının altına inmiştir. Eylül'de Devlet Su İşleri’ne yazı yazdık. Koyunbaba Barajı'ndan su istendi ve en sonunda ben Sayın Bakan'ı aradım. Durumu arz ettim kendisine. Sayın Bakanım, Ankara susuz kalıyor. Koyunbaba orada büyük miktarda su var. En azından bundan Ankara halkına kullandırmak için su verin dedim. Ve sonuçta bize günlük su ihtiyacı Ankara'nın bir buçuk milyon metreküpe yakın Devlet Su İşleri sadece üç aylığına yüz bin metreküp su verebiliriz demiştir. Gerekçe tarımsal solama olarak gösterilmiştir. Bunun da projesini yapıyoruz. Yine 100 bin metreküp suyu oradan alıp takviye yapacağız. Evet, üç aylığına 9 milyon metreküp su tahsis edilmiştir. Kapasitesi 228 milyon metreküptür. Kuraklık için aldığımız bazı tedbirler var. Kahramankazan,  Akyurt, Çubuk ilçelerinde 30 kuyu tekrar aktif hâle getirildi. 19 adet sondaj kuyu su açıldı. 100 adet kuyu açılması için ihale yapıldı. Yüksek tüketimli konut ve iş yerlerinin suyu az tüketmeleri için kademeli tarifeye geçildi.

Buradan 3 milyon metreküp su tasarruf ettik. Yeşil alan sulamalarının içme suyu şebekesinden yapılmaması için gerekli yazışmalar yapıldı. Park ve bahçelerden 1850 adet sayaç söküldü. Hobi bahçelerine verilen su miktarı düşürüldü. Musluklara perlatör dağıtımı, yani tazyikle daha kullansın diye perlatör dağıtıldı. Kuraklığa uygun peyzaj çalışmalarının tüm belediyeleri tarafından hayata geçirilmesi için karar alındı. Tarımda vahşi sulama yerine damlama sulamaya geçilmesi amacıyla yüzde 50 hibeyle damlama sulama boru su dağıtıldı. 10 metreküpün altında su kullananlara yüzde 10 indirim yaptık arkadaşlar. 10-15 metreküp arası kullanan konut haberlerinde tarife değişikliği olmadı. Ancak 16 ve 30 metreküp arası kullanan çünkü normal bir aile biraz şeyde gördüğünüz gibi yüzde 85’i 15 tonun altında kullanıyor. Diğer 15 sanayi tesisleri ya da havuz doldurmakta, bahçe sulamakta kullanıyor. Bu nedenler onların az su kullanmaları için de onlara zamlı tarife uyguladık ve 3 milyon metreküp tasarruf ettik. O adını anmadığımız şahıs gitti, Ankara halkına zam yapıldı diye dava açtı. Hâlbuki  ASKİ’nin gelirleri azaldı. Amaç ne? Amaç şu arkadaşlar. Ankara susuz kalsın. Sırf Mansur Yavaş'ı yıpratmak adına Ankara susuz kalsın istiyorlar. Kaldı ki önceki dönemde fiyatın yarısına verilmesine, bütçenin eski dönemde yüzde beş fazlası eksi  5 milyar lira olarak zararını bütçe yapmamıza rağmen geldiler belediye meclisinde su fiyatlarının yüzde 50’ye indirilmesi kararını aldılar. O ara eski dönemden kalma bir zimmet çıkınca Sayıştay’dan hemen sesi kestiler ancak zaten mahkeme de bu kararı iptal etti. Amaç sürekli olarak ASKİ’yi batırmak ve Ankara halkının susuz kalmasını sağlamak. yapalım. Fiziki su kayıpları ve izinsiz kaçak kullanımlarla ilgili mücadelede yapılanları da ekranda görüyorsunuz. Devam edelim. İdari su kayıplarıyla mücadele. Sonuç olarak sistemde görünmeyen önemli miktarda su ölçümleri görünür hâle getirmiştir. Devam edelim. Sonuç olarak asbestli boruların yenilenmesi planı yapılmış. Yani üstümüze düşenleri yapmışız. Orada metrekareleri yazılı. Hedef yasada kayıp kaçak oranını iki bin yirmi sekiz yılında yüzde yirmi beşe indirilmesi belirlenmiş olmasına rağmen ASKİ’nin hedefi bunun yüzde yirminin altına indirmektir. Bu konuda çalışmalar yapılıyor. 

Evet. İki bin elli yılına kadar içme suyu… Bunu planlayan Devlet Su İşleri’dir. Görev onlarındır ve planlamıştır zaten. Ama bir kuraklık vardır. Kuraklığı niye kabul etmiyorsunuz DSİ olarak? Sayın Cumhurbaşkanı dahi genelge çıkarttı Ankara'ya. Bütün belediyelere bundan sonra peyzajlarda şehir içme suyu kullanılmayacak diye genelge çıkarttı. Eskiden yoktu böyle bir genelge. Niye çıktı? Bir kuraklık var. İşte Gerede’den Çamlıdere Barajı'na gelen yıllık su miktarı arkadaşlar. Yani suyu var da biz mi vermedik? Demirel’in dediği gibi suyu içtik mi? Yani içtik mi? Var olan suyu. Devam edelim. Ağustos ayında Kesikköprü'de su patladı. Arkadaşlar şehre kadar su verdiğimizi falan göreceksiniz. Kesikköprü'de ne olmuş? Bunu bir halkla paylaşalım. İki bin yedi yılında üç yüz seksen dört kilometre olarak planlanmış. Yüz doksan iki kilometresi çelik yüz doksan iki plastik cam karışımlı CTP boru olarak imalatı yapılmış. İki bin on beş yılında CTP borularının üç yüzünün üzerinde arıza meydana gelince iki bin on beş yılında seksen bir kilometresi doktir boruyla değiştirilmiş geri kalan sokağa atılmış. Evet.

Onun görüntüsünü göreceğiz. Gördüğünüz gibi bunlar Balâ’da yol üzerinde atık durumda duruyor. Kimi kümes yapıyor, kimi çöp kutu su yapıyor, boş olarak orada duruyor.

Neden patladı derseniz yani bunları bize diyorlar ki niye değiştirmediniz? Arkadaşlar bizden önceki dönemde bir proje yapılmış. Şu anda bu borunun diyelim ki seksen kilometresini hala kullanıyoruz. Kullandığımız bir boruyu değiştirdiğiniz takdirde sayışlar bunun hesabını sormayacak mı? Ancak patladığı takdirde patlayan kısmını değiştirirsiniz ya da hiç kullanım alamaz hale gelirse yeni bir hat ancak o zaman yaparsınız. İki boru yan yana yapıldığı için patlayınca birbirini patlatıyor ve üstelik çalışmada da tamiratta da son derece güçlük çekiliyor. Bunu yerinde gördüm. Evet, şehre verilen su miktarı arkadaşlar. O günde dahi biz Kesikköprü’den verilemeyince Çamlıdere ve Kurtboğazı’ndan takviye etmek durumunda kaldık. ASKİ'nin Ankara için belirlediği rakam günlük bir milyon iki yüz kırk bin metreküptür. İşte verdiğimiz su bir milyon iki yüz elli sekiz bin, bir milyon iki yüz elli beş bin civarında ve yine neredeyse bir milyon iki yüz kırk binin hiç altına girmedik. Oralardan takviye ettik. Evet. Maalesef tabii oradaki su azaldı Çamlıdere'de ve Kurtboğazı’nda ve bu azalma günlük su kullanımının ihtiyacın tam karşılanmamasına yol açtı. Çünkü Ankara'da nüfus fazlasıyla birlikte bir milyon iki yüz kırk bin değil, bir milyon dört yüz bin civarında dört yüz bin bazen bir milyon dört yüz elli bin metreküptür civarında günlük tüketimiz var. Bir bakın bunları geç değiştirdi diyenler oldu. Bu kadar kolay mıymış çalışma? Sekiz saat sürüyor bu kaynağın yapılması ve test edilmesi. İki nokta altı kilometresini değiştirdik ve bu CTP boruları ile ilgili hala ASKİ kesin kabul yapmamıştır arkadaşlar. İki bin yedi, iki bin sekizde yapılmış. Hâlâ kesin kabulü yapılamıyor. Ben de şikâyet ettim mülkiye müfettişi sokaktaki boruları görsün, gereğini yapsın, kamu zararı var diye ama tahmin ettiğiniz sonuç şu ana kadar hiçbir şey yapılmadı ve Ankara Büyükşehir ASKİ o tarihte dava açmış. Demiş ki siz tanıtım ve broşürleri belirtilen boruları vermediniz. Dolayısıyla hile yaptınız bize. Hileli boruları verdiniz diye CTP'li boruları veren firmaya dava açmış ama davayı geç açtıkları için zaman aşımından dava kaybedilmiştir. Şimdi biz yine de ne olur ne olmaz. Gerede’den su gelmeyebilir. DSİ başka kaynak vermeyebilir diye birtakım hazırlıklara tam Nisan, Mayıs ayında başladık arkadaşlar. Çünkü kışın olur ya bazı meteorolojik raporlarda kışa Ankara veya Türkiye veya dünya görmediği kışı görecek. İşte metrelerce kar görecek demesine rağmen biz yine de ne olur ne olmaz diye tedbir almaya başladık. Devam edelim. 23 Mayıs’ta iç yazışmayla bu projenin yapılmasını, yüzer pompa yapılmasını talimat veriliyor. Otuz bir yedi de gerekli projeler tamamlanıyor. Devam edelim. Ve on altı dokuzda ilk ihale yapılıyor ama ihaleye verilen tek bir firma bu işi daha önce yapmamış üç yüz kırk yedi milyon lira teklif veriyor. İptal ediliyor. Tekrar ihale yapılıyor iki bin yirmi beş onuncu ayında bu sefer üç firma teklif veriyor ama üçü de maliyetin neredeyse iki misli. Bunun üzerine tekrar üçüncü ihale yirmi sekiz onda yapılıyor ve doksan milyon liraya ihale kesinleşiyor ve hemen yapımına başlanıyor. Bu arada İvedik Arıtma’da barajlardan gelen suda ne kadar su veremediğimizde sizlerle paylaşacağız. Gördüğünüz gibi on milyon metreküp eksik verildi. Bu on milyon eksik verilen Ankara halkını elbette eksik alan yerlere eziyet çektirdi ancak on milyon metreküp de barajda kaldığı için ileride kullanacağımız su kasadaki para gibi hala Ankara halkının kullanımını bekliyor. 

Burada da günlük verilen suları görüyorsunuz arkadaşlar. Hiçbir zaman bir milyon iki yüz kırk bir altına hemen hemen hiçbir zaman düşmemiş. Yani sonuç itibariyle Ankara halkı böyle susuz bırakıldı diye bir şey yok. Elbette su kesintisi yapıldı. Ancak su kesintisi yapılan yerleri ezbere biliyoruz. Biraz önce iki bin yirmi altı içinde yapılacak projelerin içerisinde biz geldiğimizden beri şehirde su sıkıntısı olması dahi Keçiören’in Yenimahalle’nin yüksek kesimlerinde, Mamak’ın yüksek kesimlerinde, Lalahan'da, Pursaklar'da zaten su sıkıntısı zaman zaman yaşanıyordu. Ben oralarda sıkıntı yaşattığımız halktan özür diliyorum. Ancak Ankara'nın büyük bölümünde böyle bir su sıkıntısı falan yok. Bakın günlük ihtiyacın yüzde kaçını vermişiz arkadaşlar? Bunun bu rakamları gördükten sonra bunun tam bir operasyon olduğunu, karalama operasyonu olduğunu dikkatinizi çekmek isterim. Ankara halkının bilmesini isterim. Siyasilere, bunu propagandasını yapanlara sorsunlar. Senin evinde suyun kesildi mi desinler? Eğer samimilerse onların suyunu ne kadar kullanıp kullanmadığını, evlerinde su kesilip kesilmediğini aylık ortalamaları kendilerine verelim. Bunu söyleyin. Suyum kesildi, susuzluk yaşadı. Bir dakika. Gerçekten kesildiyse ver abone numaranı bakalım diyebilirsiniz. Ben kefilim. Bakın kesinti olan yerleri birebir biliyoruz ve rakamda biraz önce söylediğimiz gibi yüzde 6 civarında eksik verildiği zamanları olmuştur ve ASKİ ekipleri bakın suyu geçen hafta cuma günü nasıl yetiştirdiler? Üçüncü platformu ancak yetiştirdiler.

Evet, gece gündüz çalışıp hizmet verip Ankara'ya susuzluğu bırakmayan değerli personelime de çok çok teşekkür ediyorum. Bu evet atılan iftiralar da bu şekilde yapılan propagandalar da onları ve ailelerini son derece üzmektedir. Ben şuna üzülüyorum: Ortada bir kuraklık var. Bunun Devlet Su İşleri, bakanlıklar iş birliği yapmak suretiyle oturup nasıl çözeceğiz diye bakardım. Ama şunu gördük. Birdenbire Çamlıdere, İvedik İçme Suyu İsale Hattı ASKİ tarafından yapılıyor. Proje ortak Devlet Su İşleri’yle. Bir bakıyoruz. Proje teslimi yapılıyor. Ankara Büyükşehir'e bir gün önce ya siz de gelecek misiniz buraya diyorlar. Gitmedik. Bir bakın. Proje ASKİ'nin projesi bir bakın. Devlet Su İşleri kendi yetkisinde projelendirmiş yani yetkimiz yok diyemez. Yetki zaten onlarda. Bakın gereğini yapıyor. Ama Ankara Büyükşehir hiç yok burada. Ankara Büyükşehir hiç yok. Bu da bizim yazdığımız bir yazı üzerine gelin beraber çalışalım. Sıkıntı yaşayacağız dediğimiz zaman hemen Devlet Su İşleri’nden birisi bir yazarı şunu gönderiyor. 151 milyar olarak bütçeye sahip Ankara Büyükşehir Belediyesi 105 milyarlık Türkiye genel bütçesine sahip olan Devlet Su İşleri’ni Ankara'daki su sorunu çözmesi için yeni hatlar oluşturması için Tarım Bakanı'ndan talep de bu. Aslında bu itiraftır bakın. Attığı tarih de 25 Ağustos 2025. O tarihte daha henüz şey yok.Demek ki yazıyı yazmışız. Ama bu bizim görevimiz gelin beraber yapalım diyenler siyaset yapmak için bak Büyükşehir beceremedi. Sizin göreviniz, beraber yapacağız.

Sudan siyaset yapılır mı? Kurumlar oturacaklar beraber çalışacaklar. Bizim hiçbir kurumla kavgamız yok. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı'na da talebimiz olduğu zaman veriyoruz. Bakanlara da talebimiz olduğu zaman bütün belediye başkanlarımız gidip kendileriyle mutlaka iş birliği yapıyorlar. Evet, Ankara'daki barajlar ne zaman yapıldı? Bunun listesi de burada. 23 yıllık önceki dönemde barajların Ankara toplam su işlerine katkısı sadece yüzde 5 arkadaşlar. Devam edelim. 2007 yılında bu meşhur sıkıntılar olduğunda hani su veremiyor Ankara Büyükşehir diye yapıyorlar ya. Nüfus 4 milyon 410 bin barajlardaki doluluk yüzde 5. Şu anda 6 milyon nüfus var. Barajlardaki doluluk yüzde 1.

Suçlamak suçlarken insaf eder. Çünkü biraz önce gördünüz. Buraların çıktığı yerde ikinci hazneye kadar eskiden su vardı. Kendi cazibesiyle geliyordu. Şimdi onun metrelerce altına indi. ASKİ öyle güzel çalışıyor ki Sağlık Bakanlığı ve ASKİ tarafından içme suyu kalitesini ilişkin sonuçlar düzenli olarak yayınlanıyor. Aşağıda linkten bakabilirsiniz. Sağlık Bakanlığı kontrolü altında ayrıca ASKİ kendi raporlarında Ankara'ya içme suyunun bu sıradan içilebilir hâle getirmiştir. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu sıkıntı ASKİ'den kaynaklanmayan iklimden kaynaklanan bir sıkıntıdır. Bunu hep beraber göğüsleyeceğiz. 

Lütfen bu sunumu indirirseniz ben sözümü öyle devam edeyim. Bir dakika bekleyin. Sevgili Ankaralılar, değerli basın mensupları, değerli hazirun, sözlerime son vermeden önce buradan bize inanan, bize güvenen bu kente yüreğini koyan tüm Ankaralılara seslenmek istiyorum. Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara'yı bir avuç insanın değil 6 milyon başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz.

Bizimle çalışma arkadaşlarımıza Ankara'ya hizmet etmek isteyen herkesle uğraşıyorlar. Bir kısmını basından okuyorsunuz. Müfettişlerden biri geliyor, biri gidiyor.Evet, daha önce de çok müfettiş geldi gitti. Hiç şikâyetimiz yoktu. İnceliyor, gidiyordum.

Şimdi öyle olmuyor artık. Müfettişler nezaketen eskiden belediye başkanına uğrarlardı. Şimdi uğramıyorlar. İki tane örnek vereceğim. Ankapark'ta bizim yaptığımız şikâyet üzerine Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemişti. O da bize şikâyet etmiş. Gelmiş güzelce incelemiş müfettiş. Normalde müfettiş incelemesini bir buçuk ayda bitirir. Bitiriyor ve gidiyor. Altı ay sonra müfettiş çağırılıyor. Hele bir daha git bir şey bul da gel. Bir daha geldi müfettiş. Gene en övündüğümüz şey sosyal yardımlarla ilgili desteklerle ilgili. Daire başkanımız denetleniyor arkadaşlar. A'dan Z'ye ilgili kurumlara yazılan yazılıyor.

Herkese güzelce incelemeler yapılıyor. Ve daha sonra tekrar o da gidiyor. Bir buçuk ayda bitmesi gerekirken aradan 6 ay geçiyor.Tekrar git bir şey bul da geldi diyor. Bunun adı Sayın Bakan'a sesleniyorum. Adil olun.İncelemeyin demiyoruz. Ama tetikçilik yapmasınlar. Gelsinler ellerini vicdana koysunlar. Adil bir şekilde çalışsınlar. Yoksa bir meşhur bir söz var. Ayarını bozduğunuz kantar bir gün  sizi de tartar. Herkesin şunun bilmesini istiyorum. Biz bu yolda milletimizin duasını arkamıza alarak yürüyoruz. Bugüne kadar Ankaralılarıngüvenini boşa çıkartmadık. Kimsenin hakkını da kimseye yedirmedik. Bundan sonra da yedirmeyeceğiz. Bir gün hepimizin görevi bitecek. Önemli olan o gün geldiğinde geriye ne bıraktığımız kalacak. Başınız dik olsun, bizim başımız dik, sizlerin de içi rahat olsun.

Değerli basın mensupları, 

Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara. Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok. Ben burada asıl Kerbela'yı yaratanların devrin başbakanını susuz bırakanların ameliyathanelerde ameliyatı yarım bırakılıp hastaların dışarıda çıkarıldığından hatta o günün başbakanı da yağmur duasına da çıkartmışlar. Ankara'yı terk edin diyenleri tek tek anlatacak durum yok. Bunları zaten biraz sonra toplu bir hâlde arkadaşlar sosyal medyadan yayacaklar. Aslında göstermek isterdim ama bizim asla eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimiz, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımızla devam edeceğiz. 

Hepinize sevgiyi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Çok teşekkür ediyorum.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
mekan bizim almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet dini chat